Deprem ve Yapılara Etkisi

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın son depremin ardından söylediği gibi; "İnsanları öldüren deprem değil yapılardır." Gerçekten bu yer olayının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hemen bütünüyle bina, yol,

 

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın son depremin ardından söylediği gibi; "İnsanları öldüren deprem değil yapılardır." Gerçekten bu yer olayının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hemen bütünüyle bina, yol, köprü, baraj gibi, insan eliyle kurulmuş yapılar aracılığıyla ortaya çıkmakta; yapı bulunmayan yerde insanlar açısından bir deprem zararı söz konusu olmamaktadır. Kırsal alanda, göğün altında yürüyen insanın yer yarılıp da içine düşmedikçe depremden görebileceği en büyük zarar "kıç üstü yere oturmak" olur. Bu bakımdan, deprem -temel- yapı ilişkisi çok önemlidir. Bu amaçla yapılar yüklere, dış kuvvetlere karşı dayanım ve taşıyıcı özellikleri yani inşaat mühendisliği yönüyle gözden geçirilecektir.
Depremlerin yapıları nasıl etkilendiğini açıklamaya çalışalım.
Deprem: Yerküre içerisinde bir noktada ortaya çıkan ani değişiklikten çıkan dalgaların yer katmanlarını aşarak, yerkabuğu yüzeyine varması ve onu sarsmasıdır. Çok değişik fiziksel özellikler taşıyan bu dalgalar yer küre içerisinde geçtikleri zemin katmanlarına göre de çok değişik etkilenmeler gösterirler.
Örneğin yumuşak zeminler üzerindeki deprem titreşimlerinin genlikleri, sert zeminlerdekilere oranla en az iki kat büyüktür. Bu bakımdan yumuşak zeminler, deprem bakımından, sert zeminlere oranla daha tehlikelidir. Depremi yapıya etkileyen ek bir yük olarak düşünebiliriz. Depremler binaya yatay ve dinamik yükler uygularlar. (Depremden dolayı binalara ek düşey yükler de gelir ancak bunlar ağırlık kuvvetlerine benzeyen dikkate ve hesaba alınmış yükler olup yatay yükler kadar önemli değildirler.)
Deprem sırasında zemin titreşim hareketi yapar ve yapıların temellerinde ani ötelenme ve dönmeler olur. Temelin bu hareketlerine binanın üst yapısı (kolon, kiriş ve döşemeler) aynı anda ayak uyduramadığı için buralarda zıt yönde atalet (eylemsizlik) kuvvetleri oluşur. Yapının her yeri titreşim yapmaya başlar, elemanlar değişik biçimler alır, her an değişen büyük kuvvetler, zorlanmalar ortaya çıkar. Sonuç olarak çok karmaşık bir mekanik olay söz konusudur.
Sismoloji bilimi ve yapı mühendisliği bu karmaşık olayı teorik ve pratik alanda çözerek deprem karşısında dayanıklı, güvenli ve ekonomik yapıların tasarlanması ve hesaplanmasını amaçlar.
Depremin yapılar üzerindeki etkisi ve yaptığı hasar derecesi şu etmenlere bağlıdır:
1-Depremin enerjisi, manyetüdü, ivmesi.
2- Odak noktasının ya da episantr'ın (merkez üs) yapının bulunduğu yere uzaklığı.
3- Depremin odak noktası ile deprem bölgesi arasındaki yer (zemin) katmanlarının nitelikleri.
4-Depremin şiddeti. Bu kavram depremin belli bir bölgedeki algılanış ve görünüş biçimi olup yukarıdaki 3 etmene çok sıkı biçimde bağlıdır.
5- Yapının üzerine oturduğu zeminin niteliği (kayalık ve sert zeminler, yumuşak zeminlere oranla daha güvenlidir.)
6- Yapının biçimi, statik taşıyıcı sistemi, yapının yüksekliği, kat sayısı, yığma ya da karkas oluşu, betonarme, ahşap ya da çelik yapı oluşu, temellerin ve statik sistemin rijit ya da esnek oluşu, yapısal ayrıntıları (konstrüktif detayları) gibi etmenler yani yapının kendisi kendi üzerine gelecek deprem kuvvetlerinin az veya çok olmasında etkilidir.

 


 

DEPREM

  • 1
  • 2
  • 3

Deprem ve Yapılara Etkisi

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın son depremin ardından söylediği gibi; "İnsanları öldüren deprem değil yapılardır." Gerçekten bu yer olayının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hemen bütünüyle bina, yol,

.

Devamını Oku

Deprem ve Yapı Denetim

Depreme dayanıklı yapı üretimi uzun ve karmaşık bir süreçtir. Yukarıda ağırlıklı olarak ele alınan hesap ve tasarım bu sürecin önemli bir adımıdır. Yapılar yükseldikçe, narinleştikçe deprem riski yükselmekte, buna bağlı olarak hesap ve tasarımın önemi daha da artmakta;

.

Devamını Oku

Depreme Dayanıklı Yapı

Günümüz bilgi ve teknoloji düzeyinde depreme dayanıklı yapı üretme olanağı vardır. Ancak sorun en büyük depremde bile hiçbir hasar görmeyecek yapıların üretilmesi anlamında ortaya konursa çok pahalı ve ekonomik açıdan olanaksız ve de gereksiz yapı biçimleriyle karşılaşırız.

.

Devamını Oku